Para ve Sermaye; Tasarruf ve Yatırım I Ludwig von Mises

[Bu makale Human Action'ın 18. bölümünden alınmıştır]


Sermaye parasal olarak hesaplanır ve böyle bir hesapta belli bir para meblağını temsil eder. Fakat, sermaye para miktarından da oluşabilir. Sermaye malları da mübadele edilebildiği için ve aslında mübadeleler diğer tüm malların mübadelesiyle aynı şartlar altında gerçekleştiğinden, burada da dolaylı mübadele ve para kullanımı mutlak olur. Piyasa ekonomisinde, nakit tutumunun sağladığı avantajlardan hiçbir katılımcı vazgeçemez. Yalnızca tüketici olarak değil, kapitalist ve girişimci olarak da, bireyler nakit tutma zorunluluğu altındadır. Bu gerçekte kafa karıştıran ve tezat bir şey görenler parasal hesaplama ve sermaye hesaplamasının yanlış anlaşılması ile yanlış yönlendirilmişler, sermaye hesaplamasına asla başaramayacağı görevler yüklemeye teşebbüs etmişlerdir. Sermaye hesaplaması, piyasa ekonomisinde eylemde bulunan bireylere ve bireyler grubuna uygun hesaplamanın zihni aracıdır. Sadece parasal hesaplama çerçevesinde sermaye hesaplanır olabilir. Sermaye hesaplamasının yerine getirebileceği yegane görev, piyasa ekonomisinde eylemde bulunan çeşitli bireylere eylemlere adanmış fonlarının parasal karşılığının değişip değişmediğini ve ne ölçüde değiştiğini göstermektir. Diğer tüm amaçlar için sermaye hesaplaması oldukça kullanışsızdır. Eğer kişi çeşitli bireylerin elde ettiği sermayeyi bireylerin sermaye fonlarının toplamı anlamsız kavramından ayırt edici olarak toplumsal sermaye denen büyüklüğe atıfta bulunmayı denerse, o zaman pek tabiidir ki insanın sahte sorunla kafası karışır. Acaba toplumsal sermaye kavramında paranın rolü nedir diye sorar. Bireyin bakış açısından sermaye ile toplumun bakış açısından bakılan sermaye arasındaki önemli farkı keşfeder. Ancak, tüm bu muhakeme kesinlikle yanlıştır. Parasal terimler dışında başka bir yolla hesaplanamaz olan bir büyüklüğün hesaplanmasında, paranın referans alınmasını devreden çıkarmak çelişkidir. Üretim faktörleri için parasal fiyatların olmadığı ve paranın olmayacağı bir ekonomik sistemde anlamsız olan büyüklüğe atıfta bulunma girişiminde para hesaplamasına müracaat etmek, kesinlikle saçmalıktır. Muhakememiz piyasa toplumu çerçevesini aşar aşmaz, para ve para fiyatlarına yapılan her atfı reddetmelidir. Toplumsal sermaye kavramı ancak çeşitli malların toplanması olarak düşünülebilir. Bu iki tip büyüklüğü birinin tüm toplum tarafından hissedilen rahatsızlığı gidermede diğerinden daha faydalı olduğunu ilan etmekten başka bir şekilde karşılaştırmak imkansızdır. (Böyle kapsamlı bir yargının fani insan tarafından telaffuz edilip edilemeyeceği başka bir meseledir.) Böyle toplamalara parasal ifadeler uygulanamaz. Parasal ibareler, üretim faktörleri için piyasanın olmadığı bir toplumsal sistemin sermaye sorunları ile ilgilenirken bir anlam ifade etmezler. Yakın senelerde iktisatçılar nakit tutumunun tasarruf ve sermaye birikimi sürecinde oynadığı role özel bir önem vermişlerdir. Bu rol hakkında pek çok yanlış çıkarsama yapılmıştır. Eğer birey tüketim için değil üretim faktörleri alımı için para kullanırsa, tasarruf doğrudan sermaye birikimine dönüşür. Eğer tasarrufçu birey en avantajlı kullanım tarzı olarak gördüğünden ilave tasarrufunu nakit tutumunu arttırmak için kullanırsa, mal fiyatlarında düşme ve para biriminin satın alma gücünde yükselme eğilimine neden olur. Eğer piyasa ekonomisinde para arzının değişmediğini varsayarsak, tasarrufçu hesabına bu davranış sermaye birikimini ve üretimin genişlemesi için kullanımını doğrudan etkilemez. Tasarrufçumuzun tasarrufunun, yani tüketilen mallan aşan üretilen mal fazlasının, etkisi bu gömülemeden dolayı ortadan kaybolmaz. Sermaye mallan fiyatları bu gömülemenin olmadığı durumda elde etmiş olacağı yüksekliğe kadar yükselmez. Fakat, daha fazla sermaye mallarının bulunuşu gerçeği nakit tutumlarını yükseltmeye çalışan bir sürü insan tarafından etkilenmez. Eğer hiç kimse, ilave tasarrufun neden olduğu tüketilmeyen mallan tüketim harcamaları için kullanmazsa, fiyatları her ne olursa olsun, sermaye malları miktarında bir artış olarak kalırlar. İki olgu--bazı insanların nakit tutumundaki artış ile sermaye birikimindeki artış--yan yana gerçekleşir. Malların fiyatlarındaki düşme, öteki şeyler sabitken, çeşitli bireylerin sermayelerinin para karşılıklarında düşmelere sebep olur. Fakat bu, sermaye mallan miktarında azalma ile eş anlamlı değildir ve sözde yaşanan fakirleşmeye üretim faaliyetlerinin ayarlanmasını gerektirmez. Yalnızca parasal hesaplamada kullanılacak para kalemlerini değiştirir. Şimdi, kredi parası veya yasal para veya kredi genişlemesi miktarındaki bir artış bireyin nakit tutumunun genişlemesi için gereken ilave parayı üretir. O zaman, üç süreç kaderlerini bağımsız olarak takip eder: sermaye malları miktarındaki artışın neden olduğu mal fiyatlarındaki düşme eğilimi ve üretim faaliyetlerinin genişlemesiyle sonuçlanış, nakit tutumu için para talebindeki bir artışın neden olduğu fiyatlardaki düşme eğilimi ve en sonunda (geniş anlamda) para arzındaki artışın neden olduğu fiyatlardaki artış eğilimi. Üç süreç belli bir dereceye kadar senkronizedir. Her biri diğer ikisinden birinin başlattığı karşı etkiler tarafından, durumlara göre, zayıflatılabilen veya yoğunlaştırılabilen etkiler meydana getirir. Ancak, asıl mesele ilave tasarrufun yol açtığı sermaye mallarının tesadüfi parasal değişmeler--para arz ve talebinde (geniş anlamda) değişmeler--tarafından imha edilmemesidir. Ne zaman birey para meblağını tüketim için harcamak yerine tasarrufa tahsis etse, tasarruf süreci sermaye birikimi ve yatırım süreci ile mükemmel uyum içindedir. Bireysel tasarrufunun nakit tutumunu arttırması veya arttırmamasının bir önemi yoktur. Tasarruf eylemi daima üretilen ve tüketilmeyen malların arzında, daha ileriki üretim faaliyetleri için var olan mallara karşılık gelenlere sahiptir. İnsanın tasarrufu daima somut sermaye malları içerisinde mevcuttur. Gömülen paranın servetin toplam miktarının verimsiz bir parçası olduğu ve artışının üretime ayrılan zenginlik kısmında azalmaya neden olacağı fikri, para biriminin satın alma gücündeki artışın üretimin ilave faktörlerinin altın madeni çıkarımı ve altının sanayiden parasal kullanıma aktarımının olduğu durumlarda, belli ölçülere kadar doğrudur. Fakat, bu tasarrufla değil artan nakit tutma sonrasındaki mücadele tarafından meydana getirilir. Piyasa ekonomisinde tasarruf, gelirin tüketim kısmından uzak durmak suretiyle ancak imkan dahilindedir. Bireysel tasarrufçuların gömüleme için tasarruflarını kullanması paranın satın alma gücünün belirlenmesini etkiler ve bu sayede sermayenin nominal miktarını, yani parasal değerini düşürebilir; biriktirilmiş sermayenin hiçbir parçasını steril kılmaz.


Yazar - Ludwig von Mises _______________________________________________________________________________________

1 18 E Machlup, The Stock Market, Credit and Capital Formation, çeviren V. Smith (Londra, 1940), s. 6-153'de borsanın sermaye ve para "yuttuğu" popüler doktrinini ciddi olarak analiz etti ve çürüttü.

: 19 Dolaylı sermaye birikimi paranın satın alma gücündeki her nakit-teşvikli değişme­ : meydana getirdiği gelir ve servetteki değişmelerden etkilenir.



63 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör