Tekel "Minimal Devlet"e Karşı Gerçek Rekabet


Ayn Rand ahlakına göre değerin tek temeli bireyin rasyonel bir canlı olarak hayatta kalmasıdır. Rasyonel bir canlı olarak hayatta kalmak için diğer hayatta kalmaya çalışan rasyonel canlıların haklarına saygı duymanız gerekir. Harry Binswanger'ın, Rand'ın önemli takipçilerinden biri, söylediği gibi:

"Bir objektivistin temel siyasi prensibi şudur: hiç kimse başkalarına karşı fiziki güç uygulaması başlatamaz [ÇN: Başlatmaktan kasıt misilleme yapmak değil güç kullanımına başlayan kişi olmak.] Hiç kimse – grup, toplum ya da devlet – bir suçlu gibi başkalarını fiziki güç tehdidiyle zorlayamaz. Bireyler fiziki güçlerini yalnız misilleme olarak ve başkalarının kendilerine güç uyguladığı durumlarda kullanabilirler. Bu noktadaki ahlaki prensip açıktır: cinayet ve meşru müdafaa arasındaki fark. Bir soyguncu avını öldürerek değer, mal varlığı elde etmeyi amaçlar; av soyguncuyu öldürerek daha zengin olmaz. Prensip şudur: kimse fizikî güç kullanımı yoluyla bir değer elde edemez."

Güç kullanarak bir parazit gibi başkalarının kaynaklarını gasp etmek yerine "tüccar prensibi"ne göre hareket etmelisiniz. Buna göre bir kişinin size teklif ettiği değer karşısında siz de bir değer sunmalısınız. Ancak tüccar prensibine bağlı şekilde işleyen bir toplumda Randçı düşünceden köken alan kanunlar ve bireysel hakları korumayla kısıtlı bir devlet zorunludur. Rand'ın devleti tüm devletlerce paylaşılan bir özelliğe sahip değildir: vergi koyamaz. Fakat kendiyle sözleşmeli bir ilişki kurmak isteyenlerden kullanıcı ücreti talep edebilir. Bireyler devletin hizmetlerinden faydalanmayı reddedebilirler fakat kullanıcı ücretlerini ödemezlerse devlet onların sözleşmelerinin tatbikini sağlamaz ve devletin misilleme niteliğindeki kuvvet üzerindeki tekeli sebebiyle bireyler sözleşmelerini bozan kişiler üzerinde sözleşmeye riayet etmelerini sağlamak amaçlı güç kullanamazlar. Roy Childs Jr. 1969 tarihli açık mektubunda Ayn Rand'ın argümanına karşı çıktı. İnsanların Rand'ın minimal devletinin koruma hizmetleriyle memnun kalmadıklarını varsayın, der Childs. Bu insanlar neden kendi savunma hizmetlerini yaratarak barışçıl bir şekilde minimal bir devletle rekabet edemesinler? Eğer minimal devlet onları zorla sektörden çıkarırsa, bu güç uygulaması Rand'ın fizikî kuvvet prensibine karşı değil midir? 24 Ocak 2014'te "Üzgünüm Liberteryen Anarşistler, Kapitalizm Bir Devlet Gerektirir"* isimli Forbes makalesinde Binswanger, Objektivizmi Childs'ınki gibi liberteryen anarşistlerin eleştirilerinden korumak için basit bir argüman öne sürer. Binswager'ın argümanı serbest piyasa bağlamında bir takasta iki tarafın da kâr amaçladığı varsayımından kökenlenir. Randçı dilinde ticaret bir değer için başka bir değerin takasıdır. Binswanger bunun ardından gücün bir değer olmadığını, aksine değerin zıttı olduğunu söyler. Bu sebeple savunma hizmetinin piyasa rekabetine tabi olmaması gerektiğini söyler. Bu hizmet bir devlet tekeli tarafından sağlanmalıdır. Binsawanger'in söylediği gibi:

Düzgün uygulanan kuvvet yalnızca misilleme olarak kullanılır, fakat misilleme şeklinde bile güçün yaptığı tek şey bir negatifi silmektir – güç değer oluşturmaz. Güç tehdidi birinin itaat etmesi, iradesinin dizginlenmesi amaçlıdır. Gücün ahlaki olarak yalnızca meşru müdafaa ve birinin haklarının korunması için kullanılır... Güç tasarrufu bir iş alanı değildir, aslında güç ekonomi alanının dışındadır. Ekonomi üretim ve ticaret ile ilgilenir, yıkım ve gasp ile değil. Kendinize bir devlet hizmeti konusunda "rekabet"in ne olduğunu sorun. Bu güç kullanmada rekabettir, insanlar üzerinde baskı kurmada rekabet, insanlara emre itaat ettirmede rekabet. Bu "rekabet" değildir, bu çatışmadır. Daha büyük ölçekte, bu savaştır.

Fakat Binswanger'in argümanında bir hata var. Bir saldırgan tarafından bir şey yapmaya zorlanan kişi, saldırgan ile ekonomik bir takas ilişkisinde değildir. Buraya kadar Binswanger tamamiyle haklı. Ama bir güvenlik şirketinden savunma hizmeti satın alan biri bu süreçte güç kullanmaz. Parasını savunma hizmeti ile takas eder ve bu, Binswanger'in iddiaa ettiğinin aksine, bir değer, savunma hizmeti, ile başka bir değerin, paranın, değiş tokuş edilmesidir. Suçlulara karşı güç kullanımının gerekmesi ihtimali bu hizmetin ekonomik olarak değerli olmasına mani değildir. Kısacası Binswanger koruma satın alımı ile güç kullanımını karıştırıyor. Ayn Rand ve takipçilerinin istediği devlet, kaynaklarını halkın vergilendirmesi yoluyla elde etmez. [Ayn Rand'ın devleti] gönüllü fonlara bağlıdır, yani adli hizmetler ve savunma hizmetleri karşılığında toplanan kullanıcı ücretlerine. Binswanger haklı olsaydı bu hizmetler satın alınmaya tabii olamazdı: güç kullanımı içerdiklerinden değer olarak sınıflandırılamazdı. O zaman bu hizmetler nasıl satışa sunulabilirdi? Ya da Binswanger bir tekelden koruma satın alınabilirken rekabetçi bir kuruluştan alınmaması gerektiğini mi düşünüyor? Ayn Rand'ın destekçileri Roy Childs'ın meydan okumasına cevap veremediler. Rekabetçi koruma şirketleri tüccar prensibine uydukça onları diskalifiye eden nedir? Rand destekçilerinin liberteryen anarşistlere doğrulttukları başka bir argümanları var. Laissez-faire kapitalizminin yürürlükte olduğu bir toplum piyasanın işleyebilmesi için öncelikle mülkiyet haklarına ihtiyaç duyar. Mülkiyet hakları piyasa tarafından oluşturulamaz. Başka bir şekilde düşünüyorsanız, diyorlar ki, döngüsel bir şekilde akıl yürütüyorsunuz. Varsayıyorsunuz ki piyasa hem bu haklara muhtaçtır, hem de muhtaç olduğu şeyi kendiliğinden yaratabilir. Minarşist bir filozof olan J. Roger Lee, "Anarşizm/Minarşizm: Bir Hükumet, Özgür Bir Ülkenin Parçası Mı?"** isimli kitabında geçen bir makalesinde bu konudan kısaca bahsediyor. "Anarşist liberteryenizm hukukun ve uygulamasının anarşist bir toplumda ortaya çıkması ve kalıcı bir şekilde yer edinmesi hususunda gayrimeşru ve kendiyle çelişen bir şekilde sözleşme hukuku ve tatbikinin varlığını farz eder." Lee'nin argümanı baskı altında olan ve tartışmaya çok açık bir varsayım üzerine kurulmuştur. Sözleşme hukukunun varlığı neden bir devlete muhtaçtır? Lee yalnızca devletin sözleşme hukukunu oluşturduğunu söylemez. Lee'nin çok daha ekstrem bir sav öne sürdüğünü fark etmemiz çok mühim. Savı sözleşme hukukunun kavramsal olarak bir devlet gerektirdiği. Neden böyle bir şeye inanmalısınız? Farz edin ki insanlar genel olarak özgürlüklerin liberteryen yorumuna inanıyorlar – bu arada, bu, Murray Rothbard'ın anarşist bir toplum oluşumunda gözettiği yegâne kriterdi – Lee'nin söylediklerinin aksine, bir sözleşme hukukuna sahip olmazlar mı? Lee bize sahip olmayacaklarına inanmamız için bir sebep vermedi. Özetleyecek olursak, Rand destekçileri liberteryen anarşizme karşı iyi bir argüman sunamadılar. Her halükarda, incelediğim bu iki argüman çalışmıyor. Başka varsa getirin görelim. Çevirmen Notu *Bahsedilen makalenin orijinal ismi: Sorry, Libertarian Anarchists, Capitalism Requires Government. **Kitabın orijinal ismi: Anarchism/Minarchism: Is a Government Part of a Free Country? (edited by Roderick T. Long and Tibor R. Machan; Ashgate, 2008)


Yazar: David Gordon

Çevirmen: Tarık Hakan Akçin

87 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör