Sosyalizm: Kısa Bir Taksonomi

Sosyalizm hakkında yazılmış sayısız söz vardır ama yine de siyasi yelpazenin karşı tarafında olanların kafasında bile sosyalizm hakkında birçok yanlış anlama vardır. En çarpıcı ve sık görülen hatalar, birkaçını saymak gerekirse, sosyalizmin yalnız Marksizm ile özdeşleştirilmesi, sosyalizm ve komünizm kavramlarının karıştırılması ve faşizm ile Nasyonal Sosyalizmin sağa ait olduğu iddiasıdır.


Sosyalizmin kapsamlı bir tanımını yapmak, sosyalizme aidiyeti gösteren başlıca özellikleri belirlemek ve sosyalist akımları bu temellere göre sınıflandırmak, kavramı kesin olarak netleştirmek için gereklidir.


Sosyalizmin çağdaş anlamı, üretim araçlarının, servet dağılımının ve mübadelenin bir bütün olarak topluluk tarafından sahiplenildiği ve düzenlendiği varsayılan bir politik-ekonomik teori olduğu yönündedir. Sosyalizmin bu tanımlaması, onun önemli ekonomik özelliklerini vurgular; ancak, kapsamlı bir tanım olarak kabul edilemez. İfade, sosyalizmin materyalist ve pozitivist akımları açısından dar bir sosyalizm anlayışını ima eder, ancak sosyalist ailenin anti-materyalist, anti-Kartezyen ve Kantçı üyelerinde sergilenen özellikleri tam olarak kapsamaz.


Bana öyle geliyor ki, sosyalizmin en kapsayıcı tanımı şudur:


Sosyalizm, mülkiyetin veya bilincin değişen derecelerde kolektifleştirilmesi veya servetin yeniden dağıtılması ile karakterize edilen bir dizi yapay sosyoekonomik sistemdir.

Sosyalizmin yapay bir varlık olarak tanımlandığına dikkat edin, yani sosyalizmin insan toplumunun evrimi sırasında doğal olarak meydana gelmediği, ancak aktivistlerin eylemleri yoluyla kabaca uluslara empoze edildiği anlamına gelir.


Bu tanım, sosyalizmin en alakalı on iki akımının niteliksel karşılaştırmalı analizinin (QCA) son derece tutumlu bir çözümlemesinden türetilmiştir ve gereklilik ve yeterlilik ölçütünü karşılamaktadır. Başka bir deyişle, mülkiyetin sosyalleştirilmesi, bilincin kolektifleştirilmesi ve servetin yeniden dağıtımı, ayrı ayrı veya bir arada alındığında, bir ideolojiyi açık bir şekilde sosyalist olarak tanımlayan ve sosyalizme giderken tercih edilen yolları belirleyen gerekli ve yeterli nedensel faktörlerdir.


Bu üç ana nedensel koşul göz önüne alındığında, siyaset felsefeleri evreninde sosyalist hareketleri belirlemek ve sınıflandırmak kolaydır. Sosyalist hareketler arasındaki nüanslı ayrım, temel gibi görünen ancak siyaset felsefesinin gruplaşmasını şu ya da bu yönde etkilemek için yeterince genel olmayan niteliklerle açıklanır. Aynı zamanda, aşağıdaki ideolojilerden herhangi biri, doktrini sosyalist olarak tam olarak karakterize eden en az bir nedensel faktöre sahiptir.


Sosyalizmin genel alanı, çoğu zaman tarihsel olarak birbirine düşman olan birkaç ideolojiyi içerir:

Marksizm, komünizm olarak adlandırılan sosyalizmin özel ve aşırı durumudur. Marx, sosyalizm kavramını icat etmedi. Sosyalizm fikirleri Marx'tan çok önce biliniyordu ve tartışmasız bir şekilde onun dünya görüşünü etkilemişti. Bunun yerine, Marx “bilimsel komünizm” teorisini yarattı. Komünizm, mülkiyetin tamamen sosyalleşmesi ve bilincin toplam kolektivizasyonu ile karakterize edilir. Ortodoks Marksizm hiçbir zaman gerçekleşmedi.


Bolşevizm olarak da bilinen Marksizm-Leninizm, Marksizmin komünist devrimin kapsamı ve itici güçleri konusunda bir revizyonudur. Marx'a göre, devrim, gelişmiş sanayileşmiş ülkelerde kitlesel proleter hareket tarafından eşzamanlı olarak başlatılırsa gerçekleşebilirdi, Lenin'e göre ise Bolşevik devrimi, devrimcilerin öncüsü liderliğinde tek bir tarım ülkesinde gerçekleşebilir. Bununla birlikte, Marksizm-Leninizmin hedefi, her şeyin ve herkesin topyekûn kollektifleştirilmesini ima eden komünizmdi. Rus İmparatorluğu'nda bir Bolşevik darbesi başarılı oldu ve komünist rejim 1917'den 1991'e kadar vardı.


Troçkizm, özünde, politik olarak teorik saflığını korumaya çalışan gerçek Marksizm-Leninizmdir. Troçki, bir ülkedeki proleter devrimin, komünist devrimci dönüşümler tüm dünyayı kucaklayana kadar komşu uluslara yayılması gerektiğini öne süren “sürekli devrim” teorisinin kurucusuydu. Ayrı bir ülkede komünizmi inşa etmenin orijinal niyetten bir sapma olduğunu, köylü mülkünün kamulaştırılmasının derhal tamamlanması gerektiğini ve proletaryanın aldatıldığını ve bu sefer Sovyet terminolojisi tarafından sömürülmeye devam ettiğini öne sürerek Stalin'in politikasını soldan eleştirdi. Genel olarak Troçki, Stalin'i proleter devrimin ideallerine ihanet etmekle suçladı.


Anarko-komünizm de mülkiyetin ve bilincin tam kolektifleştirilmesini ima eder. Ancak doktrin, Marksist proletarya diktatörlüğü fikrini, işçi sınıfının devrimin tek faili olarak atanmasını ve komünist topluma giden yolda iki aşamayı kabul etmez. Anarko-komünistler, devrimci savaş sırasında iktidara gelir gelmez devletsiz bir komünist toplum inşa etmeyi umuyorlardı. Anarko-komünizm, 1918'den 1921'e kadar, devrim boyunca ve Rus İmparatorluğu'ndaki iç savaş sırasında, güneydoğu Ukrayna'nın özgür topraklarında kısa bir süreliğine kurumsallaştı.


ABD'de Demokratik Sosyalizm olarak da bilinen Reformizm veya Sosyal Demokrasi (Avrupa), Marksizm'in önemli bir revizyonudur ve pratikte gerçek Marksist ilkelerin temelini bile bırakmaz. Reformizm, on dokuzuncu yüzyılın sonundan beri sosyalist ideoloji ve pratiğin ana akım biçimi olmuştur. Zenginliğin yeniden dağıtılması ve bilincin kısmen sosyalleştirilmesi, doktrinin kullandığı ana yollardır. Sosyalizmin, ülkenin sosyoekonomik yasalarını parlamenter prosedürler kullanarak metodik olarak değiştirerek kapitalist bir toplum içinde kademeli olarak inşa edilmesi gerekiyordu. Nüfusun eğitim kurumlarında endoktrinasyonu ve kitle iletişim araçlarında, sosyal ağlarda ve popüler kültür materyallerinde sosyalist ideallerin propagandası yoluyla toplum üyelerinin zihinsel dönüşümüne de büyük önem verilmektedir.


Devrimci Sendikalizm (İtalya, Fransa'da), Anarko-sendikalizm (İspanya'da) ve Lonca Sosyalizmi (İngiltere'de) Marksist olmayan sosyalizm akımlarıdır, yani bilimsel komünizmin ilkelerine bağlı değillerdir. Sosyalizme giden ana yol, özel mülkiyetin hak sahiplerinden gasp edilmesi, müteakip kolektifleştirilmesi ve emek kolektifinin yönetimine devredilmesidir. Emeğin meyvelerinin pazarda çeşitli üreticiler arasında olduğu kadar köyler ve şehirler arasında değiş tokuş edileceği varsayılmıştır. Anarko-sendikalistler, İspanya İç Savaşı (1936–39) sırasında Aragon, Endülüs ve Katalonya'da siyasi güç kazanmayı başardılar.


Faşizm (İtalya) Marksist olmayan, anti-materyalist, antipozitivist bir sosyalizm akımıdır. İtalyan faşizmi, hem komünizmin hem de klasik liberalizmin yerini alacak yeni bir toplum tipi tasavvur etti; ne sağda ne solda olarak tasarlanmamıştı. Bununla birlikte, faşizmin pratik uygulaması, bilincin tamamen sosyalleştirilmesi, üretim araçlarının kısmi kolektifleştirilmesi ve benzeri görülmemiş servet yeniden dağıtımıydı. Hukuki olarak (de jure) üretim araçları sahiplerinin mülkiyetinde kaldı, ancak fiili olarak (de facto) onları özgürce kullanamadılar. Faşizm, 1922'den 1945'e kadar İtalyan toplumuna dayatıldı.


Nasyonal Sosyalizm (Almanya), Aryanların üstünlüğünün ırksal ve sözde bilimsel teorisine dayanan, sosyalizmin Marksist olmayan bir çeşididir. Nasyonal Sosyalizm, das Volk (Halk) için sosyalist bir cennet elde etmenin bir yöntemi olarak bilincin tam kolektifleştirilmesini, üretim araçlarının kısmi sosyalleşmesini ve agresif bir servetin yeniden dağıtımını izledi. Diğer totaliter toplumlarda olduğu gibi, devlet, özel mülkiyete yasal bir izin vermesine rağmen, üretim araçlarının nihai sahibiydi. Faşizmin aksine, Nasyonal Sosyalizm, emek ve sermaye arasındaki düşmanlığa inanmadı ve sosyoekonomik ve askeri zorluklar karşısında ulusun birliğinde ısrar etti. Nasyonal Sosyalizm Almanya'da gerçekleşti ve 1933'ten 1945'e kadar sürdü.


Unutulmamalıdır ki, herhangi bir sosyalist akıma yeterli çalışma süresi verilirse, seçilen yol ne olursa olsun, tüm nedensel faktörler maksimum değerlerine ulaşacaktır. Yani, matematikçilerin dediği gibi, limitte, tüm üretim araçları kaçınılmaz olarak toplumsallaşacak ve birey, kollektife zorla boyun eğdirilecektir. Bu anlamda, demokratik sosyalizm gibi görünüşte ılımlı bir akım, sosyalist ailenin diğer tüm üyeleri kadar tehlikelidir.


Yazar: Allen Gindler

Çeviren: Serdar Sert

Bu yazı mises.org sitesinin ''Socialism: A Brief Taxonomy'' adlı yazının çevirisidir.


268 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör