Neden Her Girişimci Avusturya İktisat Okulu'nu Okumalıdır? I Per Bylund

26.11.2021 - Per Bylund I Entrepreneur

Modern ekonomi, girişimciye yer bırakmayan bir ekonomi teorisidir. Peki girişimciler anlayışlarını geliştirmek için nereye başvurmalıdır? Avusturya iktisat okulu buna cevap olabilir.


50 yılı aşkın bir süre önce, ekonomist William Baumol ekonominin girişimciliğe yer bırakmayan bir ekonomi teorisi olduğunu belirtti. Ekonomik modeller, basitçe söylemek gerekirse, "girişimcisiz"di. Modern ekonomi, büyük ölçüde bir denge ve verimli sonuçlar teorisidir. Ancak bu bir piyasa teorisi değildir.


Ekonomist Joseph Schumpeter'in savunduğu gibi, girişimciler dinamik piyasa ekonomisinin can damarıdır. Dengesizlik yaratma işindelerdir. “Yaratıcı yıkım” ile meşgullerdir. Yarattıkları yeni, eskinin yerini almaktadır ve bizi daha iyi duruma getirmektedir. Girişimcilik olmadan piyasa ekonomisi durgun, verimsiz ve sıkıcı olurdu.


Peki girişimciler ekonomiden ne öğrenebilir? Çok fazla bir şey öğrenemezler. En azından günümüzde orta ve lisansüstü düzey derslerde verilen son derece matematiksel modellemeden bir şey öğrenemezler. Ancak girişimcinin önemini fark eden başka düşünce okulları da var olmaktadır.


Avusturya İktisat Okulu


150 yıl önce Viyana Üniversitesi'ndeki akademisyenler tarafından kurulan Avusturya ekonomisi, girişimciliği benimseyen ve hatta piyasanın itici gücü olarak gören ekonomiyi anlamak için alternatif bir yaklaşımdır. Bu geleneğin takipçilerinin kendilerine verdiği ad olan “Avusturyanlar” için piyasa en iyi şekilde, asla genel dengede olmayan bir süreç olarak anlaşılır.


Özünde girişimcilik olan Avusturyanlar, matematiksel modelleme ve istatistiksel analizleri tereddüt içinde kullanırlar. Sonuçta, eğer ekonomi dinamik bir girişimcilik ve yenilik süreciyse, matematiksel denklemler ne işe yarar? Bunun yerine Avusturyanların odak noktaları; değer yaratma, belirsizlik ve üreticilerin sürekli olarak değişen tüketici tercihlerine nasıl uyum sağlayıp karşılamaya çalıştıklarıdır.


Avusturya ekonomisi, denge modellerinden çok daha gerçekçi bir ekonomik teoridir. Bu nedenle girişimciler için de çok daha faydalıdır.


Girişimciler için ekonomi


Çok az girişimci Avusturya ekonomisini duydu veya okudu. Ancak benim deneyimim, çoğu girişimcinin farkında olmadan Avusturyan olduğudur. Ekonominin nasıl çalıştığını deneyimlerinden öğrendiler ve bir sezgi geliştirdiler. Girişimci sezgisi olarak da adlandırılan içgüdüleri, bir piyasa süreci olarak ekonominin ve bunun girişimcilik için ne anlama geldiğinin üstü kapalı bir şekilde anlaşılmasıdır.


İşte Avusturya ekonomisinden bu girişimci sezgisinin parçası olan dört içgörü:


1. Tüketici egemenliği


Tüm üretim sadece müşteriyi değil, aynı zamanda nihai olarak tüketicileri bir anlamda onlara değer sağlayarak tatmin etmeyi amaçlar. Bu değer tamamen tüketiciye aittir. Girişimciler, yalnızca tüketicilerin daha iyi durumda olmalarına yardımcı olan, tipik olarak bir mal veya hizmet olan araçları sağlayabilirler. Bazen bu, ürünün değerini anlamaları için müşteriyi eğitmeyi gerektirir. Ve genellikle değer, yalnızca sattığınız üründe değil, bütün deneyimlerinde yatmaktadır.


2. Değer, fiyatı belirler ve maliyetler bir seçimdir


Tüketicinin gözünde (ve deneyiminde) değer olduğu için, ödemeleri istenen fiyat (çok) daha düşük olmalıdır. Girişimcinin işi, ürününün hangi fiyata cazip olduğunu bulmak ve ardından kâr sağlayan bir maliyet yapısı seçmektir. Başka bir deyişle, fiyat, tüketicilerin üründe gördüğü değeri temel alan bir tahmindir. Tek seçenek maliyettir: satış fiyatının altındaki maliyetlerde nasıl üretileceği ve nihayetinde üretilip üretilmeyeceğidir.


3. Girişimcilik yarını yaratmakla ilgilidir


Önde gelen Avusturya ekonomisti Ludwig von Mises, Human Action adlı kitabında “kâr ve zarardan elde edilen nihai kaynak, gelecekteki arz ve talep diziliminin belirsizliğidir” dedi. Bunun anlamı, bireysel girişimcilerin, piyasa durumu ne olursa olsun, yakın veya uzak gelecekte satılması gereken bir ürünü üretmek için mevcut maliyetleri seçmeleridir. Bu, girişimcinin taşıdığı belirsizliktir.


4. İyi bir tekelci olmaya çalışın


Standart ekonomi modellerinde rekabet, fiyatta rekabet eden neredeyse aynı malları sunmakla ilgilidir. Bu, süper güçleri değeri kolaylaştırmak olan girişimciler için korkunç bir stratejidir. Bu nedenle, Avusturyanlar rekabet farklılığını düşünmektedirler: Bu, mümkün olan en iyi değer deneyiminin nasıl sağlanacağını bulmakla ilgilidir. Bu genellikle çözüm yolu için yaratıcı düşünmeyi ve yeni bir şey denemeyi içerir. Her yenilik tanım olarak yeni, benzersiz bir tekliftir ve bu nedenle aynı zamanda bir tekeldir. Tüketicilere en çok fayda sağlayan şey, iyi tekelci olmayı hedefleyen girişimcilerdir.


Standart ekonomi sırtını döndü ve girişimciliği dışlayan modeller geliştirdi. Avusturya geleneğinde eğitim görmüş Joseph Schumpeter'in dediği gibi: Girişimcilik olmadan piyasa ekonomisi “Danimarka prensi olmadan Hamlet gibidir”. Gerçekten de ekonominin dramasında girişimciler ana karakterlerdir. Bunu kabul eden bir ekonomik teori, sadece ekonomiyi açıklamakta daha iyi bir iş çıkarmış olmaz, aynı zamanda girişimciler için de faydalı bir çerçeve ortaya çıkarmış olur.


Yazar - Per Bylund

Çevirmen - Zorbey Uyanık


Bu yazı entrepreneur.com sitesinin ''Why Every Entrepreneur Should Study the Austrian School of Economics'' adlı yazının çevirisidir.


İlişkin: How to Think Like a Successful Entrepreneur

İlişkin: How to Become an Entrepreneur Who Doesn't Think About Costs

İlişkin: Entrepreneurs Should Aim to Be Good Monopolists



137 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör