Ne Olacak ?

Aslında son 19 yıla baktığımızda can vermeyi bekleyen bir para birimi görüyoruz. Tabi bu para biriminin ömrünü belirleyen iki önemli faktör, piyasa hareketleri ve Merkez Bankası politikalarıdır. Türk lirasının çırpınışları özellikle 2021 senesinin politikalarıyla sonuç bulacaktır. Fakat bundan iyi bir sonuç ummak gereksiz olur.


Erdoğan'ın bir papağan gibi ''Faiz Enflasyonunun sebebidir.'' cümlesini tekrar et(tir)mesi aslında çok şey açıklıyor. 20 ayda 4 Merkez Bankası başkanı değiştirilmesi Türkiye Cumhuriyeti'nin piyasa içerisinde ki varlığına uzun süreli bir kenet vurmuş durumda. Bu ''doğal'' bürokratik başarısızlıkların üstünü örtmek için yeni bürokratik politikalara yönelen bir hükümet, suyun ısınması için içerisine kibrit çöpleri atma mantığından aykırı bir hareket sürdürmeyeceği öngörülebilir.


Tabi bu alınacak kararların asla uzun ömürlü bir karar olmayacağını bilmesi her Türk vatandaşının bir görevidir. Tabi bu görev rolü kişinin kendi hak ve hürriyetlerine dayalı bir sorumluluktur.


Türk halkını neler bekliyor ?


Bulunduğumuz mevcut duruma bakarsak Erdoğan, sadece TBMM seçimin yenilenmesine karar verirse aday olabilir. Bu ise erken seçim sinyalini vermektedir. Tabi Erdoğan hükümetinin enerji patlamalarıyla gelen politikaları tahmin edilmesi bir hayli zor. Bu yüzden kesin bir sonuca ulaşmak için Erdoğan'ın açıklamalarını beklemekten başka bir seçeneğimiz yok. Bu seçim Türkiye'nin varlığına önemli bir çizgi çekecektir. Erdoğan şuan ince bir çizginin üstünde yürüyor ve kendisi bunun bir hayli farkında. Seçimler ufuktan belli oluyor iken, hiçbir hükümet başarısızlığa izin vermek istemez.


Erdoğan ise bunu kontrol etme gücünü kaybetmiş durumdadır. En ufak başarısızlık medyanın otoritesi tarafından engellenemiyor. Ana muhalefet partisi ise her ülkenin muhalif partileri gibi ''Eğer bir yalanı yeterince uzun, yeterince gürültülü ve yeterince sık söylerseniz, insanlar inanır.'' sözünü rehber alarak ve uygun adımlar atarak yüksek oranlarda olan kararsız seçmenleri kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Başarılı oluyorlar mı ? seçim sonuçları bu soruya bir cevap olacaktır.


Türk vatandaşları her geçen gün yükselen enflasyon grafiğine, artan vergilendirmelere ve virüs bahanesiyle haklarının kısıtlanmasına maruz kalıyor. Tarihe baktığımızda toplumlara dayatılan kararlar sonucunda hiç iyi bir sonuç ortaya çıkmamıştır. Bireylerin hak ve özgürlüklerine müdahale eden her yönetim kendini istenmedik yerlerde bulmuştur.


İşletmelerin çok zor bir durumda olduğu apaçık ortada. Avrupa bölgesinden birçok yatırımcı Türkiye'den parasını çıkarmak durumunda kaldı. Bu Erdoğan'ın en son isteyeceği şeydi. Bundan sonra Erdoğan'ın iki seçeneği var gibi duruyor;

1- Uluslararası organizasyonlara yeni insan hakları yasası konusunda güvence vermek,

2- Merkez Bankası politikalarını değiştirmek.

Yanlış anlaşılmanın önüne geçebilmek için şunu da belirtmeliyim; bu kararlar iyi bir sonuç vermeyecek fakat diğer opsiyonlardan daha az zarar çıkaracağı kesin.


Kısacası Erdoğan'ın artık seçenekleri tükeniyor. Kendine yaratmak istediği fırsatlar ters tepebilir ve istenmedik sonuçlardan halk etkilenebilir. Birçok araştırmacının dediği gibi; ''Türkiye bir dönüm noktasında.''


Biden-Erdoğan Çatışması

Biden başkan olmadan önce Erdoğan hakkında ki söylemleri Türk medyasında büyük bir ses çıkarmıştı. Kendisi muhalif partiyi destekleyeceğini ve Erdoğan hükümetinin devrilmesi gerektiğini muhabirlere iletmişti. Biden daha başkan olmadan ABD-Türkiye ilişkilerinin temeli belirlenmişti. Erdoğan ve kadim dostu Trump ile birlikte Avrupa bankalarını otoriteye alma girişimleri gülünç bir şekilde son buldu. Merkel'in görev süresi bittikten sonra Macron'un yeni bir Avrupa lideri rolü üstlenme girişiminin olacağı ve Biden'ın iktidara gelmesiyle Türkiye, iki tarafa karşıt bir pozisyonda kendisini buldu. Erdoğan Biden ile birlikte müttefiklik anlayışına uygun bir ilişki sürdürmek istiyor iken, Biden bu konuya farklı bir perspektif doğrultusunda yaklaşıyor. Erdoğan'ın bu umutsuz çabaları kendi koltuğunu sarsması haricinde başvurmak istediği politikalar halkın tepkisine sebep oluyor. Bu ''kaos'' süreci bazı şeylerin sonu olacağı gibi bazı şeylerin de başlangıcı olacağı aşikar.


Yürüyen Ceset: Türk Lirası


Türk lirası piyasa içerisinde ki sahip olduğu otoritesini kaybetmeye başlıyor. Yatırımcıların ülkeyi terk etmesi, hukuksuzluk ve güvencesizlik Türk lirasının artık bir kağıt parçasından öteye gidemeyeceğini gösteriyor. Değer kaybeden dolar karşısında aralıksız değer kaybeden bir para birimi olan Türk lirasının ömrü gözle görülebilir bir şekilde kısa ve umutsuz.


Bu enkazı ortadan kaldırmak için kriz döneminde turizm gelirlerinden faydalanmak isteyen hükümet kendi vatandaşlarına kısıtlamalar uygularken, turist olarak gelecek bireylere fırsatlar sunuyor.


Fakat uluslararası itibara sahip statüde olan bir para için bunlar çözüm değil. Fiyat artışları engellenemeyecek, enflasyon daha fazla artacak ve hükümet bunu engelleyeceğini belirtecek şekilde politik sonuçlar elde etmeye çalışacak. Bu ise kısa süreli durgunluk fakat uzun süreli ve kalıcı hasar bırakacak krizlere yol açacaktır. Bugün 2008 krizini atlatamayan tek ülke Türkiye. Bunun sebebiyeti 2008 krizi döneminde hükümetin para basma politikası ve daha nice girişimlerinden kaynaklanıyor. Yıllarca önce oluşmuş bu krizin etkisini günümüzde Türk halkı hissediyor.


Türkiye ve Avrupa Birliği

Erdoğan bu Türk lirasının çöküşünün farkında olarak Euro'ya umut bağlamak istiyor. Evet, Türkiye Erdoğan öncesinden de AB üyeliği için mücadele eden bir ülke idi fakat her hükümet farklı bir araç olarak görüyordu AB'yi...


Mülteci krizi ve Türkiye'nin atılgan politikaları AB'yi kötü bir şekilde etkiliyor. AB ise zorunluluk olarak gördüğü ''Türkiye'nin AB üyeliği'' konusuna diplomatik önem veriyor. Avrupa'ya açılan sınırlar Berlin'in en son isteyeceği şey.


Türkiye'nin ekonomik sıkıntıları Avrupa'yı etkilediği gibi mültecilere ev sahipliği yapması AB'ye karşı bir diğer silah olarak rol oynuyor. Fransa Afrika'da Türkiye'ye karşı başarısız müdahalesi Viyana tarafından tepkiyle karşılandı. Bu ardı ardına gelen başarısızlıklar AB'yi sıkıştırıyor. Ne olacak sorusuna cevap vermek için daha hala erken fakat iyi şeyler olmayacağı kesin.


Yazar - Zorbey Uyanık

167 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör