Nükleer Savaşı Teşvik Eden Uzmanların Kısa Tarihi I Ryan McMaken

24/03/2022 - Ryan McMaken

Amerika'da, nükleer güçler arasındaki artan çatışmanın - ve hatta nükleer savaşın kendisinin - gerçekten o kadar da büyük bir mesele olmadığına inanan aktif, itibar sahibi ve iyi maaşlı uzmanlar ve politikacılar azınlığı var.


Bunlar kendilerini "odadaki yetişkinler" zanneden tiplerdir, hukuka ihtiyatlı davrananlara ise hain, korkak ya da Rus ajanı gözüyle bakarlar.


Örneğin, Sean Hannity'nin 2 Mart'ta yaptığı, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (diğer tabiriyle ABD'nin) bir Rus tank konvoyuna ne yapması gerektiğine dair önerisini düşünün:

"[NATO] savaş uçaklarının ya da bazı insansız hava araçlarının kullanılmasıyla tüm kahrolası konvoy yok edilebilir."

Hannity için bu savaşı tırmandırmaz çünkü NATO saldırıyı yaptığını Ruslara söylemekten kaçınır, böylelikle Moskova "kime karşılık vereceğini bilemez".


Bu arada, uçuşa yasak bölge(no-fly zone) Rusya'ya fiili bir savaş ilanı olacağından, "no-fly zone" desteği, savaşı tırmandıran en tehlikeli yollardan biri oldu. Örneğin Senatör Roger Wicker, ABD'nin uçuşa yasak bir bölgeyi(no-fly zone) "ciddi olarak değerlendirmesi" gerektiğini söyledi. Florida kongre üyesi Maria Salazar, "özgürlük bedava değildir" gibi çok derin bir nedenden ötürü uçuşa yasak bölgeyi(no-fly zone) destekliyor. (Neyse ki, Kongre üyelerinin çoğu, uçuşa yasak bir bölgenin(no-fly zone) III. Dünya Savaşı anlamına geleceğinin farkında gibi görünüyor.)


Ve ardından nükleer savaşın ciddiyetini manipülatif eylemlerle ele alan uzmanlar var. NBC'nin baş dış muhabiri Richard Engel, nükleer savaşa açıkça atıfta bulunarak, ABD'nin bir Rus konvoyunu yok etmek için her şeyi riske atması gerektiğini ima etti.

Adam Smith Enstitüsü'nün kıdemli bir üyesi olan Sam Bowman, Rusya'ya savaş açmak anlamına gelecekse nükleer savaşın "risk almaya değer" olduğunu söylüyor.

Ne yazık ki, vahşice sorumsuz suikast çağrıları ve nükleer tırmanış yeni bir şey değil, bu Soğuk Savaş sırasında başlayan uzun bir geleneğin parçası. Bu düşünce tarzına göre, eğer "zafer" anlamına gelecekse, nükleer savaş gerçekten de "buna değer"dir.


Bugün, bu tür şeyler için çağrıda bulunanların çoğu merkez solda – Engel gibi – veya Bowman gibi kendilerini "neoliberaller" olarak tanımlayanlar arasında bulunabilir. Bununla birlikte, I. Soğuk Savaş sırasında, nükleer savaşın en coşkulu hayranları Buckleyci muhafazakarların saflarında bulundu. Her iki durumda da, nükleer savaşa yönelik bu kaprisli tutum, "nükleer silahları ateşleyin" pozisyonunun en rahatsız edici yönünü göstermektedir: "Risk almayı" savunanlar, kendilerinin (veya politika yapıcıların küçük bir azınlığının) nükleer alevlerde kaç milyonun feda edileceğine tüm insan ırkı adına karar vermeleri gerektiğini düşünüyorlar.


Nükleer Savaş İçin Soğuk Savaşçılar


Muhafazakar hareketin liderlerinin nükleer bir savaş başlatmak için aktif olarak kampanya yürüttüğü artık genellikle göz ardı ediliyor. Örneğin William F. Buckley, Rusları yakmak için gerekirse bir nükleer savaşta Batı medeniyetinin feda edilmesini önerdi.


JFK Komplosu'nda David Miller, dönem boyunca birçok muhafazakarın kana susamış bir tutum sergilediğini kaydetti:

Başkan Kennedy'nin 1962'de Küba'nın başka bir işgalinden kaçınma kararı, Amerika'daki hemen hemen her sağcıyı kızdırdı…. 10 Kasım 1962 tarihli bir köşe yazısında, William F. Buckley Jr., Ruslara karşı bir nükleer savaş çağrısında bulunarak, "eğer sadece bir sebep sunulacak olsaydı, bu, Cengiz Han'ın acımasızlığını ve vahşetini bir IBM makinesinin şeytani verimliliğiyle birleştirmesi olurdu [Ah evet, o etkili Sovyetler Birliği!]…. Kesin olarak Kızıl olmaktansa, ölmek daha iyidir. Peki ya ölürsek? o zaman ölmüş oluruz." Bill Buckley, 1960'ların başında nükleer savaş çağrısı yapan tek Amerikalı sağcı olmaktan çok uzaktı. 1950'lerde National Review'un kuruluşuna yardım etmiş olan John Birch Society üyesi William Schlamm, 1960'da Almanya'nın Köln kentindeki bir dinleyici kitlesine Batı'nın Komünizmi yenmek için 700.000.000 kişiyi feda etmeye hazır olması gerektiğini söyledi.

Zamanın muhafazakar bir radyo uzmanı olan Clarence Manion, Soğuk Savaş'ı "kazanmak" adına on milyon ceset yığını önerdi:

[Nobel Ödüllü kimyager] Linus Pauling gibi yaşlı bir adamın nükleer bir savaşta ölüm korkusuyla ağladığını duymaktan bıktım…. Zaten daha ne kadar yaşamak istiyor? Komünizm gelecekse, bunun biri olmaktan gurur duyacağım 10.000.000 kömürleşmiş cesedin kalıntıları üzerinde gerçekleşmesini yeğlerim.


Kızıl Olmaktansa Ölmek Daha İyidir? Buna Sizin Yerinize Kim Karar Verecek?


Gerçekten de, her insanın "Kızıl Olmaktansa Ölmesi Daha İyidir" olduğuna gerçekten inanılırsa, insanlığın olası neslinin tükenmesi o kadar da önemli olmayacaktır. Ancak Ronald Hamowy, ölümün komünizme tercih edilip edilmediğine herkes için karar vermesine Buckley'in -ya da bir başkasının- izin vermesinin belki de kötü bir fikir olduğunu öne sürdü:

Bay Buckley, kızıl(komünist) olmaktansa ölü olmayı seçiyor. Ben de öyle. Fakat tüm erkeklerin bu kararı kendilerinin vermesine izin verilmesi konusunda ısrar ediyorum. Nükleer bir soykırım onlar adına karar verir.

Hamowy'nin pozisyonunu desteklemek için Murray Rothbard şöyle devam ediyor:

Dileyen herkes "Kızıl olmaktansa ölmek daha iyidir" veya "bana ya özgürlük verin ya da ölüm" gibi kişisel karar verme hakkına sahiptir. Onun yapmaya hakkı olmayan şey, muhafazakarlığın savaş yanlısı politikasının yapacağı gibi bu kararları başkaları adına vermektir. Muhafazakarların gerçekte söylediği şey şudur: "Ölmeleri Kızıllardan daha iyidir" ve "bana özgürlük ver ya da onlara ölüm ver" - bunlar soylu kahramanların değil, toplu katillerin savaş çığlıklarıdır.

Nihayetinde muhafazakar hareket, bu görüşler hiç ifade edilmemiş gibi davranmaya başladı. Rothbard'ın açıkladığı gibi:

Muhafazakar Hareket'in gerçek yol gösterici mesajı, samimi ve sert L. Brent Bozell tarafından yıllar önce halka açık bir anti-komünist mitingde açıkça dile getirildi: "Dünya komünizmini ortadan kaldırmak için tüm evreni, hatta en uzak yıldız noktasına kadar yok etmeye istekli olurdum." Brent Bozell ve teması "better dead than Red'' ve "better you—and you—and you dead than Communism." olan Muhafazakar Hareket ile aynı yolda gitmek istememek için radikal bir liberteryenliğe gerek yok. "

Elbette, bugünün fiili nükleer savaş savunucuları, bu konuda geçmişin Buckley'leri ve Manion'larından daha çekingen. Hemen çıkıp "Rusların Mariupol'u fethettiği bir dünyada yaşamaktansa dünyanın yarısını yakmayı tercih ederim!" demiyorlar. "Uçuşa yasak bölgeler" veya sadece "bir konvoyu bombalamak" gibi kulağa iyi huylu görünen tırmanma biçimleri çağrısında bulunuyorlar. Ya da şifreli bir şekilde "Belki de her şeyi riske atmalıyız." diyorlar. Belki de bu, 1962'nin eski kötü günlerinden gelen bir ilerlemedir. Bununla birlikte, nükleer savaşı gerçekten ciddiye alan insanlar, tarihin seferberlikler ve tırmanışlar gösterdiğini, birçok siyasi liderin hayal ettiğinin çok ötesinde kontrolden çıkma ve çok kötü şeylere yol açan uzun bir geçmişin olduğunun bilincindeler. Protesto kalabalığı bunun aksini iddia etse de, gerçek şu ki dünyadaki her sorun askeri harekatla çözülemez.


Yazar - Ryan McMaken

Ryan McMaken (@ryanmcmaken), Mises Enstitüsü'nde kıdemli bir editördür. Ryan, Colorado Üniversitesi'nden ekonomi alanında lisans derecesine, kamu politikası ve uluslararası ilişkiler alanında ise yüksek lisans derecesine sahiptir. Colorado Eyaleti için bir konut ekonomistiydi. Commie Cowboys: The Bourgeoisie and the Nation-State in the Western Genre kitabının yazarıdır.


Çevirmen - Zorbey Uyanık


Bu yazı mises.org sitesinin ''A Brief History of Pundits Encouraging Nuclear War'' adlı yazısının çevirisidir.

48 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör