Joe Rogan Örneği: Aşı Politikası ve İfade Özgürlüğü

06/01/2021 - Finn Andreen


Yakın zamanda, ABD'deki en büyük podcast sunucularından biri olan 10.6 milyon YouTube aboneli Joe Rogan, genç yetişkinlerin aşılanmasıyla ilgili olarak şu görüşü dile getirdi:

21 yaşındaysanız ve bana aşı olmanız gerekip gerekmediğini sorarsanız, "hayır" derim. Sağlıklı bir insansanız ve sürekli egzersiz yapıyorsanız, gençseniz ve iyi besleniyorsanız bu konuda endişelenmenize gerek yok.

Bu yorum, hükümetin hedefinin tüm yetişkin nüfusu aşılamak olduğu ABD'de bir öfke yarattı. Bu birkaç cümle için Beyaz Saray ve Dr.Fauci'den Rogan'ı bencil olmakla ve toplumun savunmasız üyelerini tehlikeye atmakla suçlayan sert bir kınama aldı.


Bu yaş grubu için çok düşük covid riski göz önüne alındığında, Rogan'ın yorumları anlam kazanıyor. Bir aşı dozunun önce ona daha çok ihtiyacı olan birine gitmesine izin vermek bencil olmaktansa daha fedakar olmaz mıydı?


Her iki durumda da, bu tür eleştiriler, genellikle toplumun çıkarlarına aykırı hareket eden bir hükümetten geliyorsa gülünçtür.


Ek olarak, covid aşılarının piyasaya sürülme şekli göz önüne alındığında, Joe Rogan ve genel nüfus adına bazı şüpheler bariz görünüyor. Gerçekten de, bu aşılar o kadar hızlı kullanılabilir hale geldi ki, II. Faz ve III. Faz geliştirmeleri paralel olarak yürütüldü ve henüz tamamlanmadı. ABD'de, yaklaşık 260 milyon Amerikalı zaten aşılanmış olsa da, covid aşıları şu anda FDA tarafından yalnızca acil durum önlemleri olarak onaylanmaktadır.


AstraZeneca söz konusu olduğunda, aşıyı mümkün olan en kısa sürede çıkarma baskısı, ilk dağıtımlar sırasında dozajda bir soruna neden oldu. Birçok Avrupa ülkesinde bu aşı, algılanan kan pıhtılaşması riski nedeniyle gençlere önerilmemektedir. Rusya'da, doz israfını önlemek ve vücudun antikorlarla aşırı yüklenmesini önlemek için hastanın zaten bağışık olmadığından emin olmak için aşılamadan önce bir antikor testi yapılması öneriliyor.


Bu bağlamda, Joe Rogan'ın dediği gibi sağlıklı genç yetişkinlerin gerçekten aşı olmaları gerekmeyebileceğini önermek kesinlikle şok edici değil.


Vatandaşların Görüşlerine Saldıran Devlet Temsilcileri


Gerçekte asıl soru, Joe Rogan'ın söylediklerini söylerken doğru mu yanlış mı olduğu değildir. Yapılan yorumlar ne olursa olsun ABD hükümetinin bir vatandaşı eleştirmesi rahatsız edici. Devlet bir bireyin konuşmasını eleştirdiğinde konuşma özgürlüğü ne olacak?


ABD'de ifade ve basın özgürlüğünün korunması, var olan en güçlü yasalardan biridir. Anayasanın Birinci Maddesi teoride, şu ünlü sözleriyle son derece sağlam bir koruma sunar: "Kongre, konuşma veya basın özgürlüğünü kısıtlayan hiçbir yasa çıkarmayacaktır.”


Ancak bu, yetkililerin Rogan gibi vatandaşlarının konuşmalarını alenen yargılamasının anayasaya aykırı olmadığı anlamına geliyor. Glenn Greenwald'ın bildirdiği gibi, bu pratikte hükümetin ifadeleri kontrolünü temsil eder. Bir Federal İletişim Komisyonu (FCC) yetkilisinden alıntı yapıyor ve şunları söylüyor:

Politikacılar, farklı siyasi görüşlere sahip kişilerin konuşmalarını zorbalıkla susturabileceklerini anladılar.

Siyasi olarak "hassas" konular için, yetkililer resmi hikayelerinden sapmaları kabul etmiyorlar. Bu zararlı durum, pandemiden çok önce var olmuştur. Ancak dün, teröre karşı savaş, Russiagate skandalı, Joe Biden'ın yolsuzluğu ve diğer birçok konu hakkındaydı. Greenwald açıklıyor ki:

Siyasi açıdan olumsuz içeriğin sansürü söz konusu olduğunda, bazen açık sansür talepleri gereksizdir. Bir sansür ortamının hüküm sürdüğü yerlerde, şirketler, resmi misillemeden kaçınmak için ileriye dönük olarak otosansür uygulayarak iktidardakilerin ne yapmalarını istediklerini tahmin ederler. İfade, doğrudan sansür emri gerekmeden engellenir.

Somut olarak, bu, Joe Rogan'ın yetkililer tarafından alenen eleştirildiği zaman, sayısız başka içeriğin asla yayınlanmadığı anlamına gelir. Devletin açık ve doğrudan zorlaması olmaksızın bu medya otosansür süreci, elbette Edward S. Herman ve Noam Chomsky'nin ünlü "rıza imalatı" olarak adlandırdığı propaganda sisteminin bir parçasıdır.


Resmi fikir birliğine alenen meydan okuma riskini almaya devam eden gözüpek gazeteciler için ana akım medyadaki kazançlı ve prestijli pozisyonlar artık erişilebilir değil. Greenwald'ın gösterdiği gibi, itibarlarına yönelik risk gerçektir, çünkü bu durumda onlar da sistematik olarak bir komplo teorisyeni olmakla veya terörizmi kışkırtmakla suçlanmak gibi vicdansız uygulamaların kurbanı olurlar. Genellikle tamamen asılsız olan bu suçlamalar, Amerika Birleşik Devletleri'nde var olan toksik politik doğrucu ortamda kariyerleri yok edebilir.


Ne yazık ki, bununla bitmiyor. Yetkililer bu mafyatik korkutma yöntemlerinden çok daha ileri gidiyor. ABD'deki ana sosyal ağlar, çeşitli devlet kurumlarının isteği üzerine kişileri veya yayınları filtreleyen ve platformdan kaldıran, anaakım medyanın çağlar boyunca davrandığı gibi, artık devletin güvenilir hizmetkarlarıyla doludur. Örneğin, covid aşı politikasıyla ilgili olarak, Facebook ve YouTube bugün hükümetlerin, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin (CDC) ve Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) resmi sürümleriyle uyumlu olmayan yorumları ve videoları sistematik olarak siliyor. . Bu kurumların hangi sağlık politikasının önerileceği konusundaki fikirlerini sık sık değiştirmeleri bir sorun olarak görünmüyor.


Bir Anayasa Yeterli Koruma Değildir


Joe Rogan'la olan bu durum herkese, ifade ve basın özgürlüğü de dahil olmak üzere bireysel özgürlükler için verilen mücadelenin kalıcı bir mücadele olduğunu hatırlatmalıdır. Ne ABD Anayasası, ne de İnsan Hakları Bildirgesi, hiçbir belge, birçok tarihi örnekte gösterildiği gibi, bu özgürlüklerin devlet tarafından ihlal edilmesine karşı mutlak bir garanti vermez.


Sözde demokratik hükümetlerin otoriter eğilimleri yeni bir şey değil. Gerçekten de, bu hükümetlerin, kamuoyunu etkilemeye (şekillendirme demesek de) çalışmakta doğal bir çıkarları vardır. Yakın tarih, geleneksel ana akım medya ve şimdi sosyal ağlarla işbirliği içinde, hükümetin seçmenlerin gerçek davranışını anlamasını önlemek için neredeyse her şeyi yapmaya istekli olduğunu gösteriyor. Joe Rogan'ın ünü, bu gerçeğin ortaya çıkmasına en azından bir nebze katkıda bulundu.


Yazar - Finn Andreen

Çevirmen - Utku Aslanoglu

Bu yazı mises.org sitesinin ''The Case of Joe Rogan: Vaccine Policy and Freedom of Speech'' adlı yazının çevirisidir.


41 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör