Erdoğan Çok Büyük Bir Düşmana Karşı Mücadele Ediyor

Erdoğan'ın bu çok güçlü düşmana karşı mücadelesini gözler önüne sunmalıyız. Umarız ki bu güçlü düşman tarafından yenilgiye uğramayız.


Erdoğan bu güçlü düşmana karşı mücadelesinde birçok yola başvurmaktadır. Bu güçlü düşmanın ilk hamlesi Merkez Bankası başkanını değiştirmesi oldu. Bu Erdoğan'a karşı ağır bir hamle oldu fakat bu saldırıya karşı kendisi ikinci bir Merkez Bankası Başkanını değiştirdi. Bu ikili mücadelede yaşananların etkisi sadece kendi atadığı isimlere ulaştı.


Bu çok güçlü düşman Erdoğan'ı yalnız bırakmayarak yeni bir saldırıya geçti ve ''Faiz enflasyonun sebebidir'' dedi. Tabi ki Erdoğan bu saldırı karşısında ne yapacağını biliyordu; faizi yükselten bir merkez bankası başkanını göreve getirmek.


Bu düşman yine fırsatını kullanarak bu sefer faizi yükselttiği neticesiyle merkez bankası başkanını bir kez daha görevden aldı. Bu çetin mücadele Erdoğan'a büyük bir zarar veriyordu. Erdoğan'ın ekonomi danışmanları 3. dünya görüşüyle uyum içerisinde olurken Erdoğan'ın kararlarına karşı çıkmaktan ziyade destek veriyorlardı.


Erdoğan ve düşmanı arasında gerçekleşen bu mücadele ''demokratik'' sürecin kaderini belirliyor. Aslında hayır, bu ''demokratik'' süreci belirleyen kendisinin de iyi bir şekilde bildiği suç örgütü lideri Sedat Peker adlı şahıs oluyor. Yaptığı açıklamalar ile Erdoğan ve işbirlikçilerine zarar veriyor.


Fakat bu süreç Erdoğan ve kendi düşmanı arasında ki mücadeleyi sekteye uğratacak bir şekilde yürütülmüyor. Erdoğan ise bu düşmana karşı sürpriz saldırıya geçerek Merkez Bankası Başkan Yardımcısını görevinden alıyor. Bu yıldırım harekatı Erdoğan'a ve düşmanına pahalı bir şekilde geri dönüş sergileyerek yatırımcıların geri çekilmesine olanak sağladı.


Birçok şirket ve kuruluşlar Erdoğan'ın ve kendi düşmanının Merkez Bankasına müdahalesi olduğu sürece yatırım yapmayacaklarını açıkladılar. Bu hükümetin ise yaşanan ekonomik krizin içerisinde ki etkisini bir hayli zayıflatıyor.


Peki Ne Olacak ?


Bu soruya verilecek tek bir cevap var; kazanan sadece tek bir taraf olacak.

Son 10 yıldır bu mücadelede düşmanın önde olduğunu görüyoruz ve süreç bize bunun devam edeceğini söylüyor fakat kim bilir belki sayın Erdoğan bu mücadeleden galip ayrılır ?


Bunu bize zaman gösterecek fakat bu mücadelenin oluşumuna büyük etkisi olan diğer faktörleri unutmamak lazım; örgüt yapılandırmaları, muhalif partiler ve diğerleri...


Erdoğan kendi yasalarından haberdar olduğunu düşünürsek bu mücadeleyi sonlandırmak için belki görevine kendisi son verebilir(!).

Belki de mücadelesini sürdürüp demokrasinin meyvelerinden faydalanmayı deneyebilir ?

İşin sonucunda kazanan ve kaybeden sadece Erdoğan olacak.


Yeni Hükümet


Yeni hükümetin yapacağı şeyler açıkça tahmin edilebiliyor;

  1. Araştırma koalisyonunun kurulması,

  2. Yargı sürecinin reforme edilmesi,

  3. Yargı sürecinin başlatılması,

  4. Sistem reformunu tasarlamak,

  5. Erdoğan'ın ve ilişkili bireylerin varlığı konusunda araştırmalar yapılması,

  6. Önce ki hükümete dayalı tekelleri yıkıp yeni tekeller yaratmak,

  7. Yerel yönetimleri sürdürmek.


Yeni hükümet iyi sonuçlar getirmeyecek fakat daha kötüsünü engelleyecek. Tabi bu kısa süreli reformların uzun dönem içerisinde sürdürülemeyeceği her özgürlükçünün bilmesi gereken şeydir.


Özgürlüğünü seven her birey ummalıdır ki, Erdoğan'ın bu tehlikeli düşmana karşı mücadelesi galibiyet ile sonlansın!


Yazar - Zorbey Uyanık


236 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör