Demokratik Kararlar Ne Ölçüde Komünist Sonuçlara Yol Açar? I Hans-Hermann Hoppe


1848 Komünist Manifestosu'nda komünizm terimi "özel mülkiyetin kaldırılması" olarak tanımlanır. Komünist ülkelerde bu, devlet planlama kurullarının eğitimden işe, konuttan seyahate ve medya tüketimine kadar insanların hayatlarının tüm yönleri hakkında karar verdiği anlamına geliyordu.


Hoppe, aynı şeyin demokratik karar verme yoluyla da gerçekleştiğine dikkat çekmektedir.


ÖNEMLİ: Hoppe "mülk" terimini kullandığında, hem mallar hem de kendi vücudu üzerinde elden çıkarma hakkını ifade etmektedir. Bu anlamda kişinin kendi vücudu da bir mülktür.


Evet, demokrasi, ister doğrudan ister dolaylı yoldan olsun, elbette bir komünizm biçimidir. Neyin bana, neyin size ait olduğuna ve sizin veya benim ne yapıp ne yapamayacağıma çoğunluk karar verir. Bunun özel mülkiyetle hiçbir ilgisi yoktur ve özel kontrolün kısıtlanmasıyla, başka bir deyişle, komünizm anlamına gelen ortak mülkiyetle çok daha ilgisi vardır. Burada devletle herhangi bir sözleşme mevcut değildir ve bize ait olanın ve kendi dokunulmaz mülkümüzün yasal bir garantisi de yoktur. Örneğin, gelir vergileri ve emlak vergileri vardır, devlet sizden vergi almamaya karar verene kadar mülkünüz olarak size ait olan asıl şey nedir? Kendi arazinizle ne yapabilirsiniz? Devlet ne kadarına izin verirse o kadarını yapabilirsiniz. Ayrıca, devlete hizmetleri karşılığında ne kadar ödememiz gerektiği de bize söylenmemektedir.

Konuşmacı - Hans-Hermann Hoppe

Bu yazı Prof. Hans-Hermann Hoppe'un röportaj ve konuşmalarından görüşlerden alınmıştır.

Çevirmen - Zorbey Uyanık




365 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör