Afrika’nın En Büyük Ekonomisti Prof. George Ayittey’e Bir Veda I Manuel Tacanho

30/04/2022 - Manuel Tacanho

Profesör George Ayittey'in ölüm haberini duyunca üzülmüştüm. Kendisi parlak bir aydın, üretken bir yazar ve Afrika'nın itibarı, refahı ve özgürlüğü için savaşan mert bir savaşçıydı. Cennette huzur içinde yatsın.


Buna rağmen profesör Ayittey ile hayattayken asla tanışamadım ama çalışmalarını okumaya daha yeni başlasam da Afrika'nın en büyük ekonomisti ve ekonomik yazarı unvanını hak ettiğini söyleyebilirim. Unvanları veya popülerliği ne olursa olsun, devletçi ekonominin egemen olduğu bir dünyada sarsılmaz serbest piyasa duruşu göz önüne alındığında, onu Afrika'nın en büyük ekonomist ve ekonomi yazarı olarak görüyorum.


George Ayittey Gana'da 1945 yılında doğdu ve 2022'nin Ocak ayında hayatının çoğunu geçirdiği Amerika'da aramızdan ayrıldı. Gana üniversitesinde lisans aldıktan sonra Western Ontario Üniversitesinde MA yaptı ve Manitoba Üniversitesinde de ekonomi alanlarında doktorasını yaptı.


Dr.Ayittey önemli sayıda rol üstlendi ve sayısız üniversite ve organizasyonla iş birliği yaptı. Independent enstitüsünde kıdemli üye idi ve Foreign Policy Research enstitüsünde akademisyendi. Hâlâ önde gelen bir ekonomist, yazar, profesör, Amerikan Üniversitesi'nde İkamet Edilen Seçkin Ekonomist ve 1993 yılında ekonomik reformları teşvik etmek için kurduğu bir düşünce kuruluşu olan Free Africa Foundation'ın başkanı olarak bilinir..


Birçoğu Wall Street Journal, New York Times ve Washington Post gibi saygın haber kuruluşlarında ve ünlü Afrika medya evlerinde yer alan birçok kitap, makale ve köşe yazısı yazdı. ABC’nin Nightline ve CNN’nin Crossfire programları gibi televizyondaki ana programlarına ve radyo programlarına çıktı. ABD kongre komiteleri öncesinde tanıklık etmeye davet edildi.


Kitapları arasında şaheseri olan 585 sayfalık Indigenous African Institutions (1991; 2. baskı, 2006) yer alıyor. Ayrıca, kendisine 1992 Mencken En İyi Kitap Ödülü'nü kazandıran Africa Betrayed (1992) adlı kitabını ; Africa in Chaos (1998); Africa Unchained: The Blueprint for Africa's Future (2006); ve Defeating Dictators: Fighting Tyranny in Africa and around the World (2011) kitaplarını yazdı.


Indigenous African Institutions çığır açan ve aydınlatıcı bir kitap. Serbest piyasanın, serbest ticaretin ve özel teşebbüsün Batılı konseptler olduğunu ve ayrıca ithal edilmiş “kolonici” ve “emperyalist” kavramlar olarak gören yaygın ama hatalı görüşü çürütüyor. Aslında yabancı ithalat olan kavramlar -Marksizm-Leninizm ve diğer sosyalizm biçimleri- sömürgeciliğin ardından Afrika'da uygulanan zalim ve baskıcı sistemlerdir.


Bu kitapta Dr. Ayittey Afrika’nın ekonomik mirasının sömürge döneminin bitişinden sonra Afrikalılara dayatılan merkezileşmiş komuta ve kontrol devletçi/sosyalist sistemlerin değil ama merkezi olmayan ve serbest piyasa sistemlerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Örnek olarak Dr. Ayittey şunları söylüyor:

Yerli Afrika'da tüm üretim faktörleri hükümdarlarına, şeflerine veya kabile yönetimine ait değilken yerel kimselere veya geniş ailelere aitti. Bu üretim araçlarının özel mülkiyet olduğu anlamına geliyor. Avlama mızrakları, balıkçılık ağları, sığırlar, çömlekler, kulübeler, tarım ürünleri, balıklar, dokuma tezgahları, kuyumcular ve çeşitli ürünlerin ve aletlerin hepsi özel mülkiyete aitti. (s. 322-ingilizce versiyon içindir.)

Dr. Ayittey ayrıca diyor ki:

Toprak, yaygın ve hatalı bir biçimde uzmanlar tarafından “topluma ait” olarak kabul edildi. Bu kafa karışıklığı yanlış bir yorum sebebiyle ortaya çıktı. Bir Amerikalı, bireyin temel sosyal ve ekonomik birim olmasıyla “Bu topraklar bana aittir” diyebilirken; bir Afrikalı, geniş bir aileyi biz diyerek ifade edererek “Bu topraklar bize aittir” diyecektir. Ne yazık ki Afrika’ya yeni gelmiş Avrupalılar bu biz sözcüğünde tüm kabileyi veya köyün ima edildiğini zannettiler… Bir nehir “herkese aittir” ama bir nehirdeki bir baraj özel mülkiyettir. Ne zaman biri emeğini bir şeye uygular, o şey özel mülkiyet olur. Bu prensip toprak söz konusu olunca da işler. Ne zaman bir aile sahipsiz bir toprağa yerleşip tarım yapar, toprak onların olur. (s. 322-323)

Indigenous African Institutions gerçekten de çığır açıcı bir kitaptır. Kolonicilik öncesi ve kolonicilik sonrası Afrika'nın kapsamlı bir sunumunu yapmaktadır: sosyal sistemleri, ekonomik sistemleri, yasal kurumları, siyasi kurumları, yerel hükümet biçimleri, demokratik süreçler, şeflikler, krallıklar, kültürel yönleri ve ayrıca koloni dönemi sonrası ihaneti ve yıkımı.


Benzer bir biçimde Africa Unchained: The Blueprint for Africa's Future kitabında Dr. Ayittey Afrika’nın geleceği için bir öneride bulundu. Afrikalı toplumların özgür ve refah içinde olduğu bir gelecek. Onun haklıca açıkladığı şekilde sadece Afrika’nın özel teşebbbüs, serbest ticaret ve serbest piyasalar geçmişini benimseyerek ve üstüne inşa ederek başarılacak bir gelecek.


Profesör Ayittey, "Indigenous African Free-Market Liberalism" başlıklı makalesinde şunları söyledi:

Geleneksel özel teşebbüs, serbest ticaret ve serbest piyasalar ile ilgili hiç bir yanlış yoktur. Bağımsızlıktan sonra liderliğin yapması gereken tek şey bunların üzerine inşa etmekti. Sadece Botsvana bunu yaptı ama Afrikalı liderlerin çoğunluğu- çeşit çeşit Siyahi Neo-koloniciler, isviçre bankası sosyalistleri, sahte devrimciler, hipokrat kurtarıcılar- bunun yerine yurtdışına gitti ve halklarına empoze etmek için her türlü yabancı uygulamayı kopyaladı.

Bundan ders çıkardılar mı peki? Hayır. Siyahi neo-kolonistler başka bir yabancı ideolojiyi ithal etmekle meşguller, hem de Çin'den. 14 Ağustos 2010'da Xinhua şunları bildirdi: "18 Afrika ülkesinde toplam 25 Konfüçyüs enstitüsü açıldı."


"How Socialism Destroyed Africa" kitabında, Afrika’daki diktatör sosyalist yönetimlerin berbat başarısızlığını yıkıcı sonuçlarıyla birlikte anlatıyor:

Afrikalı milliyetçi liderler, kapitalizmi koloni zamanlarıyla özdeştirip reddettiler ve 1960’larda sosyalizmi benimsediler. Yabancı şirketler kamulaştırıldı, bir dizi devlete ait işletme kuruldu ve serbest piyasadaki önemli noktaları ele geçirmek için kira, fiyatlar, ithalat ve döviz üzerinde çok sayıda devlet regülasyonu uygulandı. Ama Afrika'nın hiçbir yerinde sosyalist deney başarılı olmadı.

Profesör Ayittey sık sık "Afrika fakir çünkü özgür değil" dedi. Hayatını Afrika'da özgürlüğü ilerletmeye adadı ve akademik çalışmaları, bugüne kadar bir Afrikalı ekonomist tarafından yapılan en büyük katkıyı oluşturuyor. Vefatı telafisi olmayan bir kayıp olsa da eserleri ve mirası yaşayacak. Entelektüel dürüstlük, bütünlük ve tiranlığa ve adaletsizliğe karşı durma cesareti konusundaki ilham verici örneği dikkat çekicidir ve zaman geçtikçe daha fazla Afrikalı tarafından takdir edilecektir.

Öncü ve aydınlatıcı çalışmanız için teşekkür ederim Profesör Ayittey.


Yazar - Manuel Tacanho

Manuel Tacanho, Avrupa ve Afrika için sağlam bir para tabanlı dijital bankacılık girişimi olan Afridom'un kurucusudur. Aynı zamanda serbest piyasaların ve Afrika'nın ekonomik kalkınması için sağlam paranın savunucusudur.


Çevirmen - Mert Halil Bölükbaşı


Bu yazı mises.org sitesinin ''A Tribute to Prof. George Ayittey, One of Africa’s Greatest Economists'' adlı yazının çevirisidir.






64 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör