Şanghay Kapanması ve ''Tedarik Zinciri'' Safsatası I Dan Sanchez

08/04/2022 - Dan Sanchez


Kötü fikirler herhangi bir salgından daha ölümcül olabilir.

Dünyayı kapatan virüs Çin’e tam güç geri döndü ve ben Wuhan koronavirüsünden bahsetmiyorum. Neredeyse bütün dünya, Çin’in Covid-19’a karşı verdiği otoriter cevaba öykündü. Medeniyeti krize sokan şey buydu, virüsün kendisi değil. Merkezi planlamanın zihinsel virüsü, salgın hastalıklarda da uygulandığı gibi , “Özgür Dünya” boyunca Çin Komünist Partisi’nden yayıldı. Bu ideolojik pandemi, insanlık için herhangi bir süper virüsten daha tehlikeli.


Şimdi ise Çin’in otoriter “halk sağlığı” politikasına dair hastalığı tekrar hortladı. The Wall Street Journal‘ın dün yayınladığı gibi, “Ülkenin iki yıldan uzun süredir en kötüsü olan, Covid-19 salgınını kontrol altına almak için alınan katı hükümet önlemleri, çoğunlukla Şanghay'ın endüstriyel kalbi ve çevresinde on milyonlarca insanı kilitliyor.”


Bu on milyonlarca insanı direkt etkileyen bir kabus. Ve ortaya çıkan ekonomik kargaşa Çin’e kapanmayacak. Hepimize ulaşacak.


Journal’a göre “Üreticiler, Çin operasyonlarının bir kısmını sürdürmekte zorlanıyor”. Genişleyen sokağa çıkma kısıtlamaları “Kamyon rotalarını ve limanları tıkayarak, gerilen küresel tedarik zinciri üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor”.


Hong Kong'lu bir konteyner gemisi şirketinin başkanı Tim Huxley, Journal okuyucularını tedariğin felç olmasının batılı tüketiciler için önemli sonuçları olacağı konusunda uyardı. “Elektronik eşyalardan, ev eşyalarından, mobilyalara kadar - ABD veya Avrupa'da bir ev markası veya zincir mağaza adını verin, bu markanın Şanghay'dan çıkan bir fabrikada sıkışıp kalmış olduğu konusunda bahse girebilirsiniz."


Bu da daha yüksek fiyatlar, daha az ürün ve daha az seçenek demek. Diğer bir deyişle: daha az yaşam kalitesi.


Bir daha söylüyorum, bizi daha da fakirleştiren virüs değil, Pekin’den DC’ye kadar yetkililerin benimsediği, merkezi planlamacıların, küresel bir pandemiyi “iyileştirebileceği” veya küresel tedarik zincirini “düzeltebileceği” safsatasıdır.


Büyük ekonomistler Ludwig von Mises ve F.A. Hayek’in de açıkladığı gibi, toplumlar ve ekonomiler anlaşılamaz derecede karmaşıktır ve herhangi birinin kendi kavrayışının çok ötesinde bir şeyi merkezi olarak planlaması kelimenin tam anlamıyla imkansızdır. Aksini düşünmek, Hayek'in dediği gibi, “ölümcül bir kibir”dir.


Merkezi planlamacıların ölümcül kibri, “küresel tedarik zinciri” teriminde kendini gösteriyor. Bir "zincir" metaforu, ekonomiyi statik ve doğrusal bir şey olarak tasvir eder: tek bir zihnin “düzeltebileceği” kadar basit bir şey olarak.


Ancak, Leonard Read'in klasik denemesi "Ben, Kalem"de canlı bir şekilde gösterdiği gibi kalem gibi görünüşte basit bir ürün bile tek bir tedarik zincirinin ürünü değildir. Ekonomideki her mal, sayısız üretim faktörlerinden oluşan geniş bir "soy ağacından" gelir ve tüm malların tüm soy ağaçları karmaşık bir şekilde birbirine bağlıdır ve ekonomiyi bir "zincir" değil, ekonomist Murray Rothbard'ın tasvir ettiği gibi "oldukça karmaşık, etkileşimli bir mübadele kafesi" yapar.


Bu geniş, dinamik kafes, kendisini oluşturan bireylerin eylemleri ve etkileşimleri aracılığıyla kendini iyileştirir ve düzeltir. Küstah ve kibirli merkezi planlamacılar sadece yolu keser ve işleri daha da kötüleştirir.


Bu, Adam Smith'e kadar giden serbest piyasa ekonomistlerinin ve sosyal teorisyenlerin dersi olmuştur. Batı dünyası bu dersi kısmen benimsedi ve sonuç olarak gelişti ve dünyaya bir yol gösteren oldu. 1970’lerden başlayarak, Komünist Çin bile bu örneğe öykünerek piyasayı serbestleştirdi. Bu, Çinlileri için insani bir mucize, bizim içinse bir iyilikti. Çin imalatının küresel işbölümüne entegre olması olmasaydı, batının bugün (ne kadar tehlikeli olsa da) sahip olduğumuz modern yüksek teknoloji yaşam standartlarına ve süper konforlu çalışma koşullarına sahip olduğunu hayal etmek zor olurdu.


Bir zamanlar Çin Batı’ya Öykünerek özgürleşirken, şimdi ise “özgür dünyanın” liderleri (ve Kanada başbakanı örneğinde olduğu gibi) ÇKP’nin otoriterlerine öykünüyor. Kriz tırmanışa geçmeye devam ederken, açıktır ki tiranlığa olan bu dönüş geleceğimizi tehlikeye atmaktadır.


Nesiller boyu inşa ettiğimiz refah ve maddi güvenliğin yok olmasını istemiyorsak, onu en başta yaratan fikir ve ilkelere geri dönmeliyiz.


Yazar - Dan Sanchez

Dan Sanchez, Foundation for Economic Education (FEE) İçerik Direktörü ve fee.org'un genel yayın yönetmenidir.


Çevirmen - Utku Aslanoglu


Bu yazı fee.org sitesinin ''The Shanghai Lockdown and the ''Supply Chain'' Fallacy'' adlı yazısının çevirisidir.

79 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör